İlk olarak uzman değilim bu hususta ama okuduklarımdan ve gördüğüm bazı tecrübelerden yola çıkarak bazı tekniklerden bahsetmek faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Düşünüyorum çünkü bu teknikleri bilenler kendileri üzerinde uygulanmalarını engellemiş olurlar. Anlatacaklarımı belki daha önce görmüş olabilirsiniz. Hatta büyük bir ihtimal ile üzerinizde bilerek yada bilmeyerek kullanıldı. Bu teknikleri kötü olarak algılamamak lazım. En masum şeyler bile yanlış insanların ellerinde yanlış şekilde kullanılacaktır.

Öncelikle insanları kısaca tanımak lazım çünkü hitap edilen kesime göre üslup da değişecektir. Burada meselenin akademik boyutuna geçerek konuyu uzatmak istemediğimden basit ve öz cümleler ile anlatmaya çalışacağım. Kısacası insanları temel olarak üç ana sınıfa ayırabilirsiniz. Bunlara avam, orta sınıf, ve alimler diyelim.

Avam, halkın genelini oluşturan ve etkili okumaya kabiliyeti olmayan, dolayısıyla yazılanlardan daha ziyade konuşulan konulardan oluşmuş bir bilgi dağarcıyı olan insanlardır denilebilinir. Bu insanlar akıldan ziyade hisse bakar. Onlar ile anlaşmak için hislerine hitap etmeniz gerekir. Genelde hislerine temel teşkil eden konular millet, vatan, din, aile, akraba gibi tarihsel ve kültürel olarak kutsadıkları miraslardır. Savundukları şeylerin nedenlerini sorgulamak yerine kaç kişi tarafından yapıldığı daha bir önem arzeder. Toplum psikolojisi ile hareket ederler. Toplum içinde yerlerine çok önem verirler ve sürüden ayrılanı kurt kopar endişesi ile yaşarlar. Bu insanları etkilemek için okudukları yazılar içinde hislere hitap eden ve algılarını yönetmeğe yarayan kilit bazı kelimeler konulur. Bilinçaltları kullanılan kelimeler ışığında farklı tepkiler vereceğinden en masum cümleler bile farklı manalara büründürebilinir. Son zamanlarda farklı yerlerde artık bu kitleleri mobilize edebilenler istedikleri siyasi güce ulaşabilmektedir.

Orta sınıf olarak dediğim insanları ekonomik olarak algılamamak lazım. Burada ki sınıf farklılığı dünyayı yorumlama, farkındalık, ve ilmi müktesebat gibi farklılardan geliyor. Bu sınıf avamın bir üstü olup, okuduklarını anlama kabiliyeti olmakla beraber, okuduklarından yeni fikirler çıkaracak ve bunları etkili bir şekilde geliştirip paylaşabilecek kabiliyetlere daha sahip değildir. Avam kesim gibi herşeyi bildiğini iddia etmez ve her konu hakkında yorum yapmaz. Eksikliklerinin farkında olmakla beraber yeni şeyler öğrenmek ister. Dünya görüşleri sosyal ve ekonomik sorunlara çözüm bulacak, daha büyük pencereden bakarak sorunlara bütünsel çözümler getirecek ölçüde gelişmemiştir. Ama kesinlikle avam kesime göre çok daha fazla tercih edilebilir insanlardır. Avam ile bazı benzerliklere sahip olabilir. Çünkü avamlık ve alimlik arasında ki geçiş dönemindedir ve her iki tarafın bazı özelliklerine sahip olabilirler. Bu insanlar ile konuşurken hem akıllarını hemde hislerini tatmin etmek zorunda kalabilirsiniz. Ama arada bir avam kökenlerine indiklerini ve hislerinin akıllarını esir aldıklarınada şahit olabilirsiniz. Avam kesim inandıkları değerlerde her ne kadar inatçı olsalarda, orta sınıfın ispatlanmış mevzularda bile arada bir gidip gelmeler yaşadıklarını görebilirsiniz. Örneğin, dün anlattığınız ve farklı açılardan doğrulunu ispat ettiğiniz bir mevzuda sizi anlamış ve dediklerinize inanmış ve mantıklı bulmuş olsalarda, ertesi gün bazı fikir kaymalarını yaşadıklarına şaşırmamalısınız. Çünkü kalp ve akıl hala savaş halinde olup fikirlerin uzun vadeli oturmasında sorun çıkarabilirler. Ama bu bile dinlemeye ve öğrenmeye açık olduklarından dolayı avama göre mükemmel bir yol ilerlemedir ve sorunların çözümünde büyük bir adım atılması için önemli bir geçiş aşamasıdır.

Alimler halk arasında en önemli yere sahip insanlardır. Bu insanlar kısacası okuduklarını anlayan, anlayıp farklı konular ile bağlantılar kuran, yorumlar yapabilen, ve bunları çözüme dökebilecek insanlardır. Dünyaya ve kainata ve bunlar içinde ki olaylara farklı açılardan yorumlar getirebilen, kendi subjektif dünyalarının darlığından kurtulmuş olup, olayları oldukları gibi kendi objektif yanları ile inceleyebilen ve dolayısıyla onlar ile konuşurken arkasını dolduramayacağınız laflar ve iddialar ile konuşmamanız gereken insanlardır. Bu insanlar toplumda ilerlemeyi sağlayan tek gruptur. Diğer kesimler bunların zihin meyvelerinden yararlanırlar. Okuduğumuz kaliteli kitapların yazarları, ilmin ve bilimin önderleri olmakla beraber, avamın anlamamasından dolayı nefret edebilecekleri insanlar kategorisine girerler.

Bu insanların özelliklerini daha çok konuşabiliriz. Farklı olaylara verdikleri tepkileri detaylı olarak incelemek genelde çok güzel sonuçlar döndürecektir ama bu seferde yazı okunmaz bir hale gelebilir uzunluktan dolayı. Bu yazıda anlatacaklarım bir kaç farklı yöntem olacak. Bu arada yanlış anlaşılması: Avam ile alimi ayıran en önemli özellik okudukları kitap sayısı değil. Okudukları ve öğrendikleri ile terbiye edip geliştirdikleri zekaları, anlayışları, ve algılarıdır. Dolayısıyla, profesör olmuş ama sadece avamların önde gidenleri olarak kalmış insanları görünce şaşırmamak lazım.

Avamlarla Anlaşma Sanatı

Bu insanlar kutsadıkları insan, toplum, kurum, anlayış, kelime, vs. gibi konular hakkında konuşulmasına kesinlikle karşıdırlar. Kutsal bildikleri bu varlıkların ve kavramların isimleri ile eleştirel bir cümlede kullanıldığında zihinlerinde ki koruma mekanizmaları devreye gireceğinden artık ne derseniz onları kızdırmaktan başka bir işe yarayamayacaktır. Bu tarz insanlarla vereceğiniz mesaja göre farklı teknikler ile anlaşmanız gerekebilir:

  1. Kutsadıkları isimleri övgü içermeyen cümlelerinizde kullanmayın. Bu noktada eleştirmek istediğiniz bir aksiyonu genel olarak sevilmeyen ve yanlış yaptığına delilleri ile kanaat getirdiğiniz insanlar üzerinden yapabilirsiniz. Ama bu seferde karşıda ki insanda fazla hissi besleme olacağından anlatmak istedikleriniz his patlaması içinde kaybolabilir. Duruma göre davranın. Karşıda ki insanın his değişimlerini kontrol edebildiğiniz kadar onunla etkili bir irtibata geçebilirsiniz. Genelde niyeti baştan kötü olan insanlar, maalesef bu avam insanların ilk zamanlar hislerini kontrol altına alıp akıllarına girdikten ve kendilerine güven duymalarını sağladıktan sonra yaptırmak istedikleri kötü işleri devam ettirebilmek için bu seferde bu insanların devamlı hislerine hitap ederek akıllarını iptal ettirmeyi seçerler. Mazlum avam insanlarda güvendikleri ve sevdikleri bu insanların onlarda oluşturduğu hissi zevk ve gel gitleri altında hipnoz olmuşcasına sorgulamadan onları dinlemeye ve dediklerini yapmaya devam ederler.
  2. Kısa ve basit cümleler kurun. Alsa cümleleriniz 4–5 kelimeden fazla olmasın ve bağlaçlar ile uzatmayın. Gerekirse arada bir aynı cümleleri tekrarlar ile anlatın. Bu bir kaç konu sonrasında esas konudan sapma ihtimali olan insanlarda konunun anlaşılmasına yardımcı olacaktır. His ile konuşan insanların hislerinin götürdüğü yere gitmesi muhtemel olduğundan konuşurken anlatmak istediğiniz ana meseleye farklı şekilde referanslar yaparak bu insanları konu üzerinde tutmaya devam edin. Unutmayın, anlattıklarınız karşıdakinin anladığı kadardır. Akıllı cümleler sizi samimiyetsiz ve hatta kötü bile gösterebilir. Amaç akıllı cümle kurmak değil, amaç anlaşılabilir cümle kurmaktır ve bu da zamanla geliştirilmesi gereken bir yetenek ister.
  3. Şartlara bağlı bir üslup takının. Bunu yapmak için öncelikle insanları ve konuşma tarzlarını incelemeniz gerekiyor. Toplumsal dinamikler farklı ortam ve şartlara göre farklılıklar gösterir. Mesela hisli bir ortamda kaba bir ses tonu ile konuşmak sorun olurken, kaba bir ses tonu ile konuşulan bir ortamda da ince ve arkadaş canlısı bir ses tonu ile konuşmak hoşlanılmayan sonuçlar ile sonuçlanabilir. Ama seçtiğiniz tarz ne olursa olsun, kesinlikle anlatacağınız meselelere çok ters kalmamalı. Aksi halde bu sefer samimi bir görüntü vermez ve yapmacık olduğunuz düşünülmeye başlanır. Birde karakterinizde çok dışına çıkmayın. Unutmayın, dinlenmek istiyorsunuz, ama insanlar eğer sizi tolere edilmesi gereken bir adam olarak görmeye başlarlarsa o zaman dediklerinizin hiç bir faydası olmayacaktır. Kesinlikle çok farklı davranmaya çalışmayın. Çünkü karşınızda “Beni böyle kabul edin, ben değil fikirlerim önemli.” diyeceğiniz insanları bulamayacaksınız. Genelde bu insanlar içinde fikirleriniz değil hareketleriniz daha büyük bir önem arzeder.
  4. Kendilerini küçük görmelerini engelleyin. Kendisi küçük görenler yada sizi çok bilmiş zannedenler algılarını otomatik olarak kapatacaklarından havaya konuşmuş olursunuz. Arada bir onları överek zihinlerini aktif tutmalarını sağlayın. Onlara söz vererek ve tecrübelerini paylaşmalarını isteyerek onları onore edebilir ve zihinlerini konu üzerinde aktif tutabilirsiniz.
  5. Arada bir basit sorular sorun. Bu hem onları aktif tutacak, hem sevmedikleri bir konum olan devamlı dinleme pozisyonundan çıkaracak, ve hemde en son nereye kadar anlamışlar bunu görmenize yardımcı olacaktır. Siz bir şeyler anlatırken onların kendi kafalarında bugün kaç ekmek alsam gibi sorular ile meşgul olmaları olası olduğundan, sorular ile bu dalgınlıkları engelleyebilirsiniz. Unutmayın, arada bir onları cevaplayacağı ve cevaplamaktan zevk alacağı soruları sorun. Aksi halde, ya kendilerini kötü hissederler, yada sizi çok bilmiş görmeye başlarlar. Konuya katkıda bulunabilmekten dolayı aldıkları haz algılarını açık tutmalarına yardımcı olacaktır.
  6. Onların sevdikleri insanları bilin ve bu insanların isimleri kullanarak benzer ifadelerinizi bu insanlara atfederek konuşun. Sevdikleri insanlara karşı muhalefet edemeyeceklerinden ve his dünyalarında bir hürmet ve canlanma olacağından, algılarının açılmasını sağlamış olacaksınız. Tabi bu da sizin çok kitap okumanızı gerektiyor. Aksi halde, o insanların demediği şeyleri dedi diyerek yalan söylemiş olursunuz ve bu kesinlikle bu yazının konusu değil. Burada amaç kandırmak değil, doğru bildiğiniz değerleri bu insanlara aktarmak olduğundan dürüstlükten asla ödün vermemek gerekmektedir. Günümüzde maalesef bu insanları mobilize ederek çok ciddi manada bu insanların elleriyle zulüm ediliyor. Bu insanları bu yanlışlardan kurtarmak ve yanlış ellerde savrulup durmalarından kurtarmak için onları derdinizi anlatabilmeniz gerekiyor olabilir.
  7. Avam arasında zayıf bir adamın anlatacağı bir hakikat ile güçlü bir adamın anlatacağı hakikatlar arasında fark vardır. En basit ve zayıf konular güçlü insanların ağzında en değerli ve önemli hakikatlardan bile daha çok değer kazanabilir. Ama burada önemli bir sorun var. O da bu insanların kimi güçlü gördükleri. Genelde güç bu insanlar arasında maddiyat açısından değerlendirilir. Kendileri ile aynı fikirleri paylaşan bir siyasetçi, zengin işveren, profesör gibi insanlar değerlidir ve güçlüdür. Bu insanların ağızlarında çıkan en değersiz şeyler bile önemli görülür. Bunun nedeni bu insanların fikirleri değerlendirecek yeteri kadar geniş ve gelişmiş bir dünya anlayışlarının ve malumatlarının olmamasından dolayı, sembollere dikkat etmeleri. Dolayısıyla, burada sembol bir milletvekili olabilir. Çünkü görülebilen ve hemen anlaşabilinen bir güce sahiptir. Eğer siz bunlardan birisi değilseniz, öncelikle değer verilen insanları hafiften överek hislerin canlanmasını sağladıktan sonra eğer bu insanların savunduğu hakikatlar varsa, onların ağzından olayı anlatabilirsiniz.
  8. Toplum psikolojisi bu insanlarda başkalarının ne düşündüğünü değerli kılar. Dolayısıyla eğer toplum içinde güçlü ve saygın görünmek istiyorsanız o zaman içerisine girdiğiniz toplumda değer verilen insanların sizin hakkınızda ortama girmeden önce güzel ve övgü dolu sözleri kullanması etkinliğinizi kesinlikle arttıracaktır. Bu yöntemin çok kullanıldığını görürsünüz. Bu ortamın insanlarının önde gelenleri genelde maddi hediyeleri ve övülmeyi severler. Bunları kendi ortamlarından olmayan ve daha önce tanımadıkları insanlar tarafından görmeleri sonucunda o insanlara karşı güzel duygular beslerler. Ama genelde insanlar zaten ufak gördükleri insanlardan aldıkları hediye ve övgülere karşı zamanla bağışıklık kazanacağından dışarıdan gelen bir hediye ile içeriden gelen bir hediyenin etkileri farklı olacaktır. Bu da 1–0 başlamak demektir.
  9. Hikayeler kullanın. Buna dramatize etmekte deniyor. İnsanların 12 yaşından sonra soyut anlatımları anlama kabiliyetleri gelişir ama insanların çoğunda bu gelişmediğinden somut ifadelerle meseleyi anlatmanız gerekiyor. En güzel somut ifadelerde genelde meseleyi hikaye haline anlatmak ile olur. Hatta değer verilen tarihi şahsiyetlerin başından sizin vermek istediğiniz mesaja uygun bir olay geçmişse bunu anlatarak daha çok etki yapabilirsiniz. Unutmayın, bu insanlar ile konuşurken semboller genelde hemen hemen herşeydir. Bu sembol genelde bir insan, bir toprak, bir tarihsel olay, yada bir aktivite olabilir.
  10. Konu arada bir dağılacaktır bunu baştan kabul edin. Karşınızda attention span oranları az olan insanlar bulunabilir. Bunun nedeni anlattıklarınızı onlara yeteri kadar dramatize edemediğinizden kaynaklanabileceği gibi kafalarına takılan bazı sorunlardan da olabilir. Bu insanlarda uzun vadeli çözümler üzerine kafa yormasını ve bu tür çözümler getiren insanlara inanmasını beklemeyin. Genelde bugün ve yarın daha önemlidir ve sorun olarak gördükleri şeylere ivedi çözümler varsa daha merakla dinlediklerini görebilirsiniz. Ama kafalarında ki sorunları anlamak zorunda kalacaksınız. Çünkü, ifadelerinizde o sorunların çözümleri de olduğu sürece daha etkili bir muhabbet yapmış olacaksınız. Arada bir konuyu sizde dağıtabilir ve dinlemelerine yardımcı olabilirsiniz.

Diğer kesimlerle hitap etmek yöntemleri hakkında başka bir yazıda konuşacağım. Ama ne olursa olsun, hedef asla yalan söylemek ve insanları kendi çıkarlarımız için kullanmak olmamalıdır…

Senior Manager in Software Engineering. Former Technical Lead. Author of the book: Hands-on with Go http://amzn.to/2QYFoaV YT: http://youtube.com/c/tarikguney

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store