Yıllarca kafalarımıza kazınmış önyargılar ile bu soruya nasıl cevap verilir, emin değilim. Kendi gibi olmayanları linç etmeye alışmışların her geçen gün arttığı bu zamanda bu soru nasıl sorulur ki…? Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır diyenlerin, kendi hırsları uğruna kan akıtmaya doyamadıkları bu topraklara vatan demek…? Vatan kanını akıtanın mıdır, yoksa başkalarının kanlarını akıtanların mı? Başkalarının kanları üzerinden ömürlerine ömür katan vampirlerin sefa sürdüğü ve vampir olma hayalleri ile yaşayanların her geçen gün çoğaldığı bir yer vatan mıdır artık?

Doğru ya, neden kanlarını akıttı atalarımız bu topraklara? Özgürlükleri için… Kimliklerini korumak ve asimile olmamak istediler. Bizleri biz yapan değerlerimizi korumak ve sonraki nesilleri aktarmak için. Peki sonra ne oldu? Bu vatan sadece bizimdir diyenlerin zülümleri başladı. Ya bizim gibi olursun dendi, ya da bu devletin yumruğu iner tepene. Sanki sadece kendi zihniyeti bu topraklarda kan akıtmış gibi sahiplenmeye başladılar herşeyi ve herkesi. Madem bu kadar sahiplenmişken, neden tarihi de sahiplenmeyelim dediler. Sonra tarih sadece onları anlatır oldu. Yıllardır sahneden inmeyen bu zorba oyunun aktörleri değişti sadece. Dün Juliet diyenler, bugün Şirin dedi. Ama sahnelenen oyunun kendisi de, içindeki zülüm de hiç değişmedi.

Vatan nedir? Kendiniz olmanın hainlik olmadığı yerdir. Çocuklarınıza kendi değerlerinizi anlatabildiğiniz, ben buyum dediğinizde daha yaşarken gömülmediğiniz yerdir. Hakkınız yendiğinde, adaletin imdadınıza yetiştiği yerdir vatan. Ne devletin, ne de çoğunluğun sizi ezmediği yerdir vatan. Gücün karanlık uçurumlarında infaz edildiğiniz yer değil, hakkın kadim dağlarında tertemiz havayı doyasıya içinize çektiğiniz yerdir vatan. Sabah uyandığınızda, yeni umutların lodos rüzgarları ile dirildiğiniz yerdir. Arkadaşlarınız ile hiç korkmadan buluşup doyasıya sohbet edip gülebildiğiniz yerdir. Kabiliyetlerinizi kullanmak ve geliştirmek istediğinizde status-quo canavarları ile savaşmak zorunda kalmadığınız yerdir vatan. İyi işlerin cezasız kaldığı yerdir vatan. Kitapçıların basılıp kitapların yerlere atıldığı yer nasıl vatan olsun erdemli kalplere? Oh iyi oldu diyenlerin her sokak başını tuttuğu yer nasıl olsun vatan?

Devletin sizden daha değerli olduğu yere nasıl vatan denir? Devlet-i ebed-müddet demek ile herkesin ve herşeyin devlete kurban edildiği yer nasıl vatan olur? Askerde komutan eşlerine şöför olarak kullanılmanın vatani görev sayıldığı bir anlayışın yıllarınızı çaldığı bir yer nasıl vatan olur? Devletin yapması gerekenleri lütuf gibi görenlerin ayakları altında tüm bereketini kaybetmiş topraklar nasıl olsun vatan? Askerleri kelle olarak görenlerin sırf verdiği emirleri yerine getirmek için neden yapıldığını bile bilmediği savaşlarda insanların hayatlarını kaybettiği bir yere nasıl vatan denir?

Ya içinde bulunduğumuz toprakları insan gibi yaşayabileceğimiz bir vatana çeviririz, ya da yeni vatanlar ediniriz. Umutlarını dünyanın farklı diyarlarında bulmaya gidenlere vatansız diyenler, asıl sizler vatansız kalmışsınız. Sizler asla kendiniz gibi olamayacaksınız. Güçle devşirilen karakterleriniz, başa her gelen ideolojinin kölesi olarak yaşayıp gidecek. Asla hürriyetin tadına varamayacaksınız. Efendilerinizden tokat yememek için her haltı yemekte yarışacaksınız. Kendi kararlarınızı almanın tadına varamayacaksınız. Düşmanlık üzerine kurduğunuz düzen, size de düşman olacak. Bir bardak çayı bile arkadaş bildiğiniz insanlardan korkmadan içemeyeceksiniz. Çünkü tüm sorunlarınızı düşmanlık refleksiyle çözmeye çalıştınız. Yapmak ve düzeltmek yerine, yıkmak ve yok etmeyi seçtiniz. İleride sizi de sorun olarak görenler, yardımcı olmaya değil, sizi yok etmeye gelecekler. O zaman geldiğinde, vatan dediğiniz toprakları şefkatli bir ana kucağı olarak değil, hapislerde emrinizle zülüm eden işkencecilerin kanlı elleri olarak bulacaksınız. Ama bu sefer ellerine bulaşmış kan masumların değil sizin olacak.

Son olarak hayatta en şanslı insan kimdir, bilmek ister misiniz? Öyle insanları arkadaş edinir ki, onlar farklılığı zenginlik olarak görür, farklı fikirleri can yeleği gibi bilir, hata yapınca affedip, en kibar ve latif şekilde yanlışları düzeltmeye çalışırlar…

Senior Manager in Software Engineering. Former Technical Lead. Author of the book: Hands-on with Go http://amzn.to/2QYFoaV YT: http://youtube.com/c/tarikguney

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store